En yeni en iyi kitaplar burada!
Kitapları Beğendiniz mi?

Yeni kitaplardan haberdar olmak ve ücretsiz pdf kitap kazanmak için e-posta listemize şimdi abone olun!

Invalid email address
Spam yok. Haftada 1 e-posta. En iyi kitaplar. Ücretsiz pdf kitaplar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. 

Bu Kitabı Türkçe Arama Motoru ararım ile arayın!

Yazarın Adı:
Rainer Maria Rilke

Unvan:
Ozan, Yazar

Doğum:

Prag 1875

Ölüm:

Montrö, İsviçre 1926

Rainer Maria Rilke Biyografisi

Rainer Maria Rilke (d. 4 Aralik 1875, Prag, ö. 29 Aralik 1926 Montrö, İsviçre ), Alman lirik şiirinin en önemli temsilcilerinden biridir. Babası Josef Rilke (1838–1906) Alman kökenli bir demiryolu memuru, anası ise Praglı varlıklı bir aileye mensuptu. Çok hırslı ve kaprisli bir kadın olan anası oğlunu kendi özlemleri doğrultusunda yetiştirmek istedi. Altı yaşına gelinceye kadar kız çocuğu benzer biçimde giydirilen Rilke, zayıf ve ince ruhu sebebiyle annesinin bu tutumundan etkilenerek başta kadınlar olmak üzere insanlarla iletişim kuramaz hale geldi. Şiirlerinde çocukluk yıllarını bir taraftan içtenlikle bir taraftan da korku çağrışımlarıyla anlatmasının en büyük sebebi de budur.

Dokuz yaşına geldiğinde anası ile babası boşandı ve Rilke annesinin yanında Viyana’ya gitmek zorunda kaldı. Babasının toplumda elde edemediği saygın yeri edinmek amacıyla 1886’dan sonrasında St. Pölten’e ve Bohemya’daki Maehrisch-Weisskirchen’de askeri okullara devam etti. Beş yıl sonrasında Linz Tecim Akademisi’ne kaydını yaptırdı. Rilke’nin eğitimi böyle de bitmedi. Özel derslerin yanı sıra Prag’da edebiyat ve sanat zamanı de okudu. İlk şiirleri Yaşam ve Şiirler’in yayınlanması bu yıllarda oldu.

1896-99 yılları arasında öğrenimini Münih ve Berlin’de sürdüren Rilke, Münih’te yaşayan kadın şair Lou Andreas Salome ile tanıştı. Daha önceki yıllarda Nietzsche’nin aşık olduğu bu kadının Rilke’nin sanatçı kişiliğinin gelişmesinde büyük rol oynadığı belirtilir. Salome ile beraber 1897’de Berlin’e, 1898’de Floransa’ya bir yıl sonrasında da Rusya’ya giden yazar, Rusya’da Tolstoy tarafından karşılanıp dönemin ünlü ressamı Pasternak ile tanışınca büyük mutluluk duydu. Kremlin’de tanık olduğu Ortodoks Paskalya Yortusu ve Rus halkının dindarlığı yazar üzerinde önemli etkisinde bırakır bıraktı. İki yıl sonrasında gene Lou Andreas’la beraber ikinci kez Rusya’ya giden Rilke, ülkenin güney bölümünü de dolaşarak tekrardan Tolstoy’la buluştu. Bu geziden sonrasında ruh sağlığı bozulan yazarı terk edenler arasında Salome’de bulunuyordu.

Ressam Heinrich Vogeler’in çağrısına uyan Rilke, Worpswede’ye yerleşti ve 1901 yılında evliliğe ilk adımını attı. Sadece bu evlilik yalnız bir yıl devam etti. Boşanmasından bir süre sonrasında Rodin’in yaşamını yazmak amacıyla Paris’e gitti. Bir süre sonrasında da Rodin’in özel sekreterliğini hayata geçirmeye başladı. Hem Paris’teki yaşamı hem de Rodin’in kişiliği Rilke’nin yaşamında adeta dönüm noktasını oluşturdu. Rodin üzerinde araştırma yapmaktan çok onun sanatı ışığında Paris’teki yaşamını dile getirdiği Auguste Rodin, yazarın düzyazı türündeki ilk önemli yapıtıdır. Malte Laurids Brigge’nin Notları adlı romanını tamamladıktan sonrasında bir yıl süresince Şimal Afrika’yı dolaşan yazar, 1912’de Kontes Marie von Thurn und Taxis adlı bir soylunun Trieste yakınlarındaki Duino Şatosu’na yerleşti. 1909’da Paris’te tanıştığı Kontes, Lou’dan sonrasında Rilke’nin sanatını belirleyen ikinci güçlü kadın oldu ve yazar bu tarihten sonrasında yeni bir yaratıcılık sürecine girdi. Duino Ağıtlarını da burada yazdı.

İlginizi çekebilir:  Bekir Yıldız

Birinci Dünya Savaşı yıllarını çoğu zaman Münih’te geçirdi. Bir ara Viyana’daki savaş arşivinde çalışan yazar 1919’da İsviçre’ye, üç yıl sonrasında da Wallis Kontu’na ilişkin olan ortaçağdan kalma Muzot Şatosu’na yerleşti. Orpheus’a Soneler’i burada yazdı. 1923 yılında Lösemiye yakalandı ve sağlığı giderek bozuldu. 51’inci doğum gününü kutladıktan birkaç hafta sonrasında 29 Aralık 1926’da Montreux yakınlarındaki Valmont’ta hayata gözlerini kapattı.

Sanatçı kişiliği: Şiirlerinin yanı sıra çağdaş Alman romanının öncüsü sayılan Malte Laurids Brigge’nin Notları adlı eseriyle de ün kazanan Rilke, ekonomik bunalımların ve paracı gelişmelerin belirlediği sanattan uzak bir çağın içinde yetişmiş, gerek yaşamı gerek yapıtlarıyla yaşamı mekanik, cansız bir hale getiren duygulardan yoksun çağıl çağa, insanoğluın birbirine ve kendi kendisine yabancılaştıran, yalnızlığa iten yaşfakat biçimine karşı gelmeye çalışır. Yazarın yaşamını belirleyen vakalar, onun sanatında da büyük değişimlere yol açmıştır. İlk dörutubet şiirlerinde görülen gelişmede sevgilisi Lou’nun ve beraber yaptıkları Rusya gezisinin hisseı büyüktür. Dilin duygulara seslenen ses özelliklerine büyük bir duyarlılıkla yaklaştığı Saatler Kitabı, Rilke’nin Rusya yaşantısını ve Paris yıllarının etkilerini yansıtır. Kitap üç bölümden oluşsa bile sanki uzayıp giden bir şiir havasını taşımaktadır. Rilke’nin nesnelere ve dış dünyaya bakış acısından meydana gelen yeni bir Tanrı imgesi, özellikle ilk bölümün temelini oluşturur. Tanrı’yı bu dünyanın dışında değil, evrenin her zerresinde bulur; art arda sıraladığı imgelerde, Tanrı’nın varlığını yaşar. İlk baskısı Saatler Kitabı’ndan önceye rastlayan çağı ve mevzusu bakımından olduğu kadar yazarın sanatındaki gelişmeyi yansıtması açısından da geçiş niteliği taşır. Rilke’nin ikinci baskıya eklediği 37 şiirde Paris yaşantısının tesiri büyüktür. Güz Günü ve Akşam benzer biçimde tanınmış şiirler, bu baskıya eklenenler arasında olup yeni bir döneme geçişin izlerini yansıtır.

İlginizi çekebilir:  Ransom Riggs

Sanat içerikli yaşamının ikinci döneminin başlıca iki yapıtından kabul edilen, Rodin ve Paris kentinin etkilerini taşıyan Yeni Şiirler adlı kitaptır. Burada artık Tanrı, aşk, ölüm benzer biçimde konulardan dış dünyaya nesnelerin dünyasına geçiş sözkonusudur. Panter ve Roma Çeşmesi adlı şiirlerinde nesnelerin kendisinden yola çıkan Rilke, kişisel duygularına ve izlenimlerine yer vermeksizin salt nesneyi tanımlar. Dış dünyaya bakışının değişmesindeki en büyük etkiyi ise yıllarca yanında yaşadığı Rodin yardımıyla elde etmiştir. Yeni Şiirler ile Alman edebiyatında ‘nesne şiiri’ adı verilen yeni bir tür oluşturan Rilke’nin yaratımları, Rodin’in yapıtlarında olduğu benzer biçimde plastik nesneler olmayıp ‘yazılı nesnelerdir’. Bu şiirlerinin temelinde yatan ve Rilke’nin ‘görmeyi öğrenmek’ olarak nitelendirdiği dış dünyaya bakış ilkesi, Malte Laurids Brigge’nin Notları adlı romanı için de geçerlidir. Kişinin kendisine ve çevresine yabancılaşması, büyük şehir insanının yalnızlığı, insanın varlığını oluşturan ölüm korkusu benzer biçimde mevzuları geleneksel roman kalıplarının dışına çıkarak işleyen bu yapıt, genç bir Danimarkalı şairin Paris yaşantısını özetleyen bir günce biçimindedir. Romanda Rilke’nin Prag’la ilgili çocukluk anıları, Rusya ve İskandinavya yolculukları, özellikle de onu derinden etkileyen Paris yaşantısının tesirleri görünmektedir.

Eserleri
Roman:
Malte Laurids Brigge’nin Notları (Die Aufzeichnungen des Malte Laurids Brigge, 1910)
Şiir Kitapları:
Yaşam ve Şiirler (Leben und Lieder, 1894)
Erken Şiirler (Die frühen Gedichte, 1902)
Görüntüler Kitabı (Buch der Bilder, 1902)
Saatler Kitabı (Das Stundenbuch, 1905)
Yeni Şiirler (Neue Gedichte, 1907)
Duino Ağıtları (Duineser Elegien, 1923)
Orpheus’a Soneler (Sonetten an Orpheus, 1923)
Tecrübe etme:
Auguste Rodin (1903)

Listeme Ekle()

No account yet? Register