En yeni en iyi kitaplar burada!
Kitapları Beğendiniz mi?

Yeni kitaplardan haberdar olmak ve ücretsiz pdf kitap kazanmak için e-posta listemize şimdi abone olun!

Invalid email address
Spam yok. Haftada 1 e-posta. En iyi kitaplar. Ücretsiz pdf kitaplar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. 

Bu Kitabı Türkçe Arama Motoru ararım ile arayın!

Yazarın Adı:
Osho

Yazarın Tam Adı:
Bhagwan Shree Rajneesh

Unvan:
Hintli Ruhsal Öğretmen, Mistik, Yazar

Doğum:

Hindistan 11 Aralık 1931

Ölüm:

Hindistan 19 Ocak 1990

Osho Biyografisi

“ Asi Ruh” ya da “Provokatör Mistik” olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan’ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada’da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir:
“Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı… Pek azca yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz mevzusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, fakat elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.”
1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hâlâ güncelliğini korumuş olan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da malum Osho, din, felsefe, psikoloji, siyaset ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır.
Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan’ı dolaşıp mevzuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve yaşamın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi.
1960’ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz çağıl yaşamının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer.
1970’lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho’dan haberdar olmaya başladılar. 1974’te Hindistan’ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı’dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir.
1975 yılı süresince Osho, Doğyüce meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975’te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho’nun sabah söylevleri, gruptan önce yada sonrasında on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan’da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977’nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram[1], dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu.
Cemiyet, din, siyaset, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu mevzularda ileri sürdüğü oldukça yürekli ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde tesiri altında kalmış olarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşfakat sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle beraber, kimi zaman dinin karşısında, kimi zaman yanında olmuş, fakat bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla beraber Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir.Örneklerinde Buda’dan, Tao’dan bahsettiği kadar, Mevlânâ’dan, Nasreddin Hoca’dan, Hallac-ı Mansur’dan da bahseder. Sadece insanın cinsel yaşamı, tatmini ve mutluluğu üzerine yürekli terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal mevzular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho’dan, birtakım siyaset, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Kim bilir bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD’den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış fakat birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında ABD’da tutuklanarak 12 gün süresince hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme emareleriyle ölmüştür.
Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho’nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü korumak için çaba sarfeden bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani bunalım içerisine düşmüş insanoğlu için bir nevi alternatif bir inanç sistemi oluşturmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir.
Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla beraber otuz beş yıl süresince dünya çapında yapmış olduğu mevzuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ilişik olmadığını açıklamış ve “lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez” diyerek seslenmiştir insanlığa… Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı mevzuşmalar 30’dan fazla dile çevrilmiş ve 600’den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır.
Temmuz 1974’ten 1981’e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini “gerçek bir varoluşçu” olarak tanımlamıştır.
Gövde ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve mevzuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.
Listeme Ekle()
İlginizi çekebilir:  Tess Gerritsen

No account yet? Register