En yeni en iyi kitaplar burada!
Kitapları Beğendiniz mi?

Yeni kitaplardan haberdar olmak ve ücretsiz pdf kitap kazanmak için e-posta listemize şimdi abone olun!

Invalid email address
Spam yok. Haftada 1 e-posta. En iyi kitaplar. Ücretsiz pdf kitaplar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. 

Bu Kitabı Türkçe Arama Motoru ararım ile arayın!

Yazarın Adı:
Nurettin Topçu

Yazarın Tam Adı:
Osman Nuri Topçu

Unvan:
Türk Yazar, Akademisyen ve Düşünce Adamı

Doğum:

İstanbul 1909

Ölüm:

İstanbul 1975

Nurettin Topçu Biyografisi

Nurettin Topçu, 1909 yılında İstanbul’da doğdu. Asıl adı Osman Nuri Topçu’dur. Nurettin Topçu’nun babası Topçuzâde Ahmet Efendi Erzurum’lu, anası Fatma hanım ise Eğinli (Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin eski adı) ’dir. Topçu ailesi Topçuzâdeler diye tanınmaktadır. Büyükbabası Osman Efendi, Erzurum’un Ruslar tarafından işgali sırasında Türk ordusunda topçuluk yapmıştır, bu lâkap da oradan gelmektedir.

Eğitimi

Nurettin Topçu, öğrenim yaşamına altı yaşında Bezmiâlem Velide Sultan Mektebi’nin ana kısmında başladı. İlkokulu Büyük Reşid Paşa Numûne Mektebi’nde okudu.İlkokuldan sonrasında Vefa İdadisi’nde öğrenimini sürdüren Nurettin Topçu, birinci sınıfta iken babasını kaybetmiştir. Lise tahsilini İstanbul Lisesi’nin Edebiyet Bölümü’nde pekiyi aşama ile tamamlamıştır. (1927-28) Mehmet Akif’in uygarlık telakkisini kavramış ve ilmini almak için Akif’in oğlu Asım’ı niçin Batı’ya göndermiş olduğunu algı etmiş olan Nurettin Topçu, daha iyi bir eğitimalabilmek için Avrupa’da eğitim görmek gerektiğinin farkındaolarak liseyi bitirdikten sonrasında kendi imkanlarıyla Ulusal EğitimBakanlığı’nın açmış olduğu Avrupa imtihanlarına girmiş vekazanmıştır. Fransa’nın Türkiye’deki liselerin denkliğinikabul etmemesinden dolayı Topçu buradaki eğitimineParis’teki Bordeaux Lisesi’nde başlamıştır. İki yıl sonraStrazbourg’a giden (1930) Topçu, burada üniversite tahsilinebaşlamış; psikoloji ve güzel sanatlar, genel felsefe ve mantık,çağdaş sanat zamanı, sosyoloji ve terbiye, ilk süre sanat vearkeolojisi dersleri almıştır. Strazbourg’da tamamladığıdoktorasını 1934 yılında Sorbonne Ünivesitesi’nde vermiştir.Sorbonne Üniversitesi’nde okuyan ilk Türk öğrenci olmuştur.Çalışması Sorbone Üniversitesi Felsefe Jürisi tarafından yılın en başarılı doktora tezi seçilir.Üniversitenin geleneklerine göre birinci olan öğrenciler ne olursa olsun ödüllendirilir. Bununüzerine yetkili Profesör, Nurettin Topçu’nun yanına gelmiş olarak durumu anlatır ve ödülolarak neyi istediğini sorar:

İlginizi çekebilir:  Daniel Klein

– Efendim, bir altın saat mi? ABD yada Şimal Avrupa’ya bir mavi seyahat mu?

Hangisini tercih edecekseniz onu alacaksınız yada o ülkeye ziyarete gideceksiniz!

Nurettin Topçu, kararlı ve oldukça kendinden güvenilir bir şekilde bu soruya şöyle yanıt verir:

– Hiçbiri değil!

– O süre ne istiyorsunuz?

– Sorbonne Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ay-yıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını isterim!

– Derhal bu isteğiniz yerine getirilecektir!

Nurettin Topçu kendine yapılan teklife verdiği cevabı duyan hepimiz şaşkınlık ve hayranlıkiçinde kalmıştır. Vatan ve bayrak sevgisinin gurbet illerde okuyan bir öğrencinin yüreğindeböylesine yüceldiği azca görülmüştür. Ayrıca bu vaka, onun düşünce yapısını, vatan vemillet sevgisi ile yaşam felsefesini yansıtan önemli bir ayrıntıdır.

Öğretmenliği

Avrupa’dan döndükten sonrasında 1935 yılında Galatasaray Lisesi’nde felsefe öğretmenliğine başladı. Topçu İzmir’de öğretmenliğinin henüz daha dördüncü yılında, Türk düşünce tarihinde önemli biryeri olan “Düşünce ve Sanatta Hareket Dergisi”ni yayınlamaya başlar.(1939) Denizli’den sonrasında İstanbul’a belirleme edilen Topçu, Haydarpaşa Lisesi, Vefa Lisesi, Robert Koleji, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Lisesi’nde öğretmen iken yaş haddinden emekli olmuştur. Nurettin Topçu, Bergson’dan hareketle hazırlamış olduğu Sezgiciliğin Değeri isminde çalışmasıyla İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde doçent ünvanı almıştır.

Milletimizin son dönemde yetiştirmiş olduğu önemli düşünce ve aksiyon adamlarından önde gelen Nurettin Topçu’nun yaşamını, sık sık idealize ettiği sorumluluk duygusunun yoğun baskısı altında Anadolu’da Türk Milletinin tekrardan dirilişinin esin kaynaklarını arayacak, münevver bir zümre meydana getirmeye çalışmıştır. Bu münevver kadroyla aklın saltanatını yönetimde, eğitimde, sanatta ve bilimde hâkim kılacak bir “Türk Rönesansı”nı gerçekleştirme çabası içerisinde olmuştur. Yaşamı, bunun mücadelesi ile geçmiştir. Ahlâk alanında doktora yapmış olan Topçu, imanlı, ahlâklı debdebeden ve gösterişten uzak yaşamı, doğru bildiğini söylemekten ve yaşamaktan çekinmeyen tavizsiz karakteri ile örnek bir şahsiyettir. Ömrünü her an büyük mahkemenin huzurundaymış benzer biçimde hesap vermeye hazır, hiçbir otoritenin tesirinde kalmaksızın milletinin meseleleriyle ve ahlâk dersi vermekle geçmiştir. Sınıfta, öğretmenler odasında, sokakta, camide, evde, konuşma salonunda, kısacası yaşamın her alanında ve her aşamasında… Kendisine maddenin ve servetin fethini değil, ruhların fethini amaç ettiği benzer biçimde, insanlara da onu hedef olarak göstermiştir. Felsefeden sanata, dinden ekonomiye ve eğitime kadar pek çok sahada kendine özgü tahlilleri, bakış açıları ve önerileri olan Topçu, hem Batı’yı çok iyi tahlil eden, gözlemleyen ve Batı düşüncesini bilen hem de ailesi ve muhiti dolayısıyla geleneksel yapı ve değerleri tanıyan, bilen nadir düşünürlerden biridir. Birçok kaynaktan etkilenmiş olan Topçu’nun eserlerinde bu etkilerin izlerini görmek mümkündür.

İlginizi çekebilir:  Michael Lee West

Başlıca Eserleri

Yarınki Türkiye, İslam ve İnsan, Terbiye Düzenı, İradenin Davası, Mehmet Akif, Felsefe, Büyük Fetih, Devlet ve Demokrasi, Sosyoloji

Listeme Ekle()

No account yet? Register