En yeni en iyi kitaplar burada!
Kitapları Beğendiniz mi?

Yeni kitaplardan haberdar olmak ve ücretsiz pdf kitap kazanmak için e-posta listemize şimdi abone olun!

Invalid email address
Spam yok. Haftada 1 e-posta. En iyi kitaplar. Ücretsiz pdf kitaplar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. 

Bu Kitabı Türkçe Arama Motoru ararım ile arayın!

Yazarın Adı: Franz Kafka
Unvanı: Hukukçu, Yazar

Doğum:
Prag 1883
Ölüm:
Berlin 1924

Franz Kafka Biyografisi

Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka’nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor.
Kafka’nın eserlerinin büyük bölümü sadece Kafka’nın ölümünden sonrasında meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir tesir bıraktı.

1883 yılında Prag’da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip varlıklı bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile varlıklı ve aydın bir Alman Yahudi’si annenin çocuğu olan Franz Kafka’nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka’nın iki adam kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası’nın organize ettiği Yahudi kırımı Holocaust’da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli aileyle ilgili ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag’daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu.

1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka’yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Küçük yaşlarda da Çekçe mevzuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı.

1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonrasında Prag’daki Karl Ferdinand Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan “Bir Savaşın Tasviri” adlı öyküsünü bu dönemde yazdı.

İlginizi çekebilir:  Tarık Akan

1902 yılında Max Brod’la tanıştı. Max Brod, Kafka’nın yaşamında önemli rol oynayan adlardan biri olacaktı.

1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık yetişimını yaptı.

1907’de Sigorta Şirketi’nde işgören olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma yaşamının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl “Taşrada Düğün Hazırlıkları” adlı öyküsünü kaleme aldı.

1912 yılında nişanlısı Felice Bauer’le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp tekrardan nişanlanarak,

1919’a kadar sürdürdü. Evlenmemesine niçin olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat yaşamını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka’nın ölümünden çok sonrasında 1967’de “Felice’ye Mektuplar” adıyla yayınlandı.

1917’de Kafka, verem olduğunu öğrendi.

1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı.

1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska’ydi. Milena’yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık benzer biçimde başladı, ondan sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka’yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl süresince yalnız iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka’yı üzmekten başka bir işe yaramadı, gene de onun yaratıcılığını pozitif yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan “Milena’ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu;

“En çok seni seviyorum diyorum fakat gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum bir ihtimal…”

Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas’a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944’te Almanya’da toplama kampında öldü.

İlginizi çekebilir:  Jean-Christophe Grangé

1922’de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu.

1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin’e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya’sına direndi ve 1952`de Londra’da öldü.

1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu.

Kafka’nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve kolay bir yaşamı olursa o denli mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya’yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonrasında yakması için Max Brod’a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Doğal Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka’nın ölümünden sonrasında, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı.

Yaşamının ve yapıtlarının ortak şu demek oluyor ki, Camus’nün dediği benzer biçimde, “Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir”.

Çünkü yaşamayı bir savaş, fakat önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek neredeyse olanaksızdır.

Listeme Ekle()

No account yet? Register