En yeni en iyi kitaplar burada!
Kitapları Beğendiniz mi?

Yeni kitaplardan haberdar olmak ve ücretsiz pdf kitap kazanmak için e-posta listemize şimdi abone olun!

Invalid email address
Spam yok. Haftada 1 e-posta. En iyi kitaplar. Ücretsiz pdf kitaplar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. 

Bu Kitabı Türkçe Arama Motoru ararım ile arayın!

Yazarın Adı:
Behçet Necatigil

Unvan:
Ozan, Yazar

Doğum:

İstanbul 1916

Ölüm:

İstanbul 1979

Behçet Necatigil Biyografisi

Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916’da İstanbul’un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa’da doğdu.

Kastamonu’lu olan babası Mehmet Necati Gönül, dersiam vaizdi. Uzun yıllar İstanbul’da, Beyoğlu ilçesinde müftülük yaptıktan sonrasında Sarıyer müftülüğünden emekli oldu.

Anası Fatma Bedriye Hanım, Geyve’li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi’nin kızıydı. Sanatkâr ruhlu, duyarlı bir hanım olan anası Fatma Bedriye Hanım (1896-1918), “mide humması” olarak tanımlanan hastalığının nekahat dönemindeyken, yaşadıkları konak, büyük Fatih yangınında yandı ve Bedriye Hanım yangından son anda kurtarılabildi. Geçirdiği hastalık sebebiyle çok zayıf düşen bünyesi, bu yangının şokunu atlatamadı ve Necatigil, iki yaşındayken annesini yitirdi. Bir süre Karagümrük’te oturan anneannesi ile beraber yaşadı. Bir yıl sonrasında babası, Beşiktaş’ta bir saray memurunun kızı olan Saime Hanım’la evlenince, Necatigil için anneannesinin evi ile babasının evi arasında geçecek bir dörutubet başladı.

Babası Necati Efendi’nin ikinci evliliğinden iki kızı oldu (Sabahat, 1921 ve Fahamet, 1923). Behçet Necatigil ilkokula başlayacağı yıl, anneannesinin de hastalanması üzerine, Karagümrük’ten Beşiktaş’a, babasının yanına geri döndü ve 1923’de Beşiktaş Cevri Usta Okulu’na başladı.

Babasının Singer Dikiş Makineleri firmasında müfettiş olarak işe başlaması ve ailecek Kastamonu’ya taşınmasıyla, Necatigil ilköğretim son sınıfı Kastamonu Muallim Tatbikat Mektebi’nde okudu ve 1927’de mezun olarak Kastamonu Lisesi’nde ortaöğrenimine başladı.

Sadece, yıllar önce yetersiz beslenme ve bakımsızlık sebebiyle başlamış olan hastalığı “adenit tüberküloz” yüzünden öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Aile tekrardan İstanbul’a taşındı. İstanbul’da ameliyatlar ve elektrik tedavileriyle geçen uzunca bir süreden sonrasında öğrenimine 1931 yılında Kabataş Lisesi’nde, orta ikinci sınıftan tekrardan başladı ve 1936’da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu.
Edebiyata ilgisi, Kastamonu’da, ortaokul yıllarında başladı. İyi bir raslantı sonucu edebiyat öğretmeni olan şair Akıllı Ömer Defne, onu hep destekledi ve yazması için teşvik etti. O yıllardan kalan bir kompozisyon defterinde Akıllı Ömer Bey’in 23.1.1930 tarihindeki şu cümleleri var: “Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!”

Necatigil ortaokul yıllarında bir de mecmua çıkarmaya başladı. Kendi ifadesiyle “17 ekim 1927’den itibaren eskilerin eser-î cedid dedikleri kağıtları “El-Marifet” matbaası adını verdiği hususi matbaasında(kısaca kendi el yazısıyla) doldurarak hazırladığı Küçük Muharrir adındaki bu mecmua, 14. sayısı ile beraber birinci cildini kapamış ve iki yıllık bir tatilden sonrasında 20 haziran 1932’den itibaren ikinci cildine başlayarak 12 sayı daha çıkmış”. Bugüne kadar saklanmış olan bu dergilerin okuyucuları arkadaşları ve akrabalarıydı.
Aynı yıllarda, Akşam gazetesinin haftalık Çocuk Dünyası sayfasına Küçük Muharrir imzasıyla şiirler,fıkralar, hikâyecikler yazmaya başladı. 1931-1933 yılları arasında sürdürdüğü bu çalışmalarının karşılığında, yıllar sonrasında yaptığı bir röportajda dediğine göre, mecmua yönetiminden telif ücreti de aldı ya çikolata, ya da bonbon olarak!

İlginizi çekebilir:  Rasim Özdenören

Necatigil Kabataş Lisesi’ni bitirdikten sonrasında öğrenimine Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etti. Ayrıca Alman Filolojisi’ndeki bazı derslere konuk öğrenci olarak katıldı ve ilk ders yılı sonunda “Deutscher Akademischer Austauschdienst” kuruluşunun davetlisi olarak bursla Berlin’e gönderildi; dört ay Almanya’da kalmış olarak Berlin Üniversitesi’nin dil kurslarına devam etti
Yüksek öğrenimini 1940 yılında tamamlayarak okuldan birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Kars Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. İklim koşullarına uyum sağlamakta güçlük çekip hastalanması üzerine 1941 yılında Zonguldak Çelikel Lisesi’ne, 1943 Mart ayında da İstanbul’a, Pertevniyal Lisesi’ne belirleme edildi. İki ay sonrasında, yaz dönemine girince yedek subaylık için başvurarak Ankara’ya gitti. Temel eğitim sonrası askerlik görevini İzmir’de levazım subayı olarak yaptı (Ekim 1943- Kasım 1945) ve terhis olmasının ardından İstanbul’a, on beş yıl süreyle çalışacağı Kabataş Lisesi’ne belirleme edildi (Aralık 1945). İlk şiir kitabı “Kapalı Çarşı” da aynı yıl yayımlandı.

Gene aynı yıl, İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisi’ne kaydını yaptırarak iki yıl süreyle, öğretmenliği ve öğrenciliği beraber sürdürdü. İki yıl sonrasında, lisedeki ders saatleri arttığı için, çağdaş Almanca sertifikası alarak Alman Filolojisi’ndeki öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
Zonguldak’tan İstanbul’a döndükten bir süre sonrasında, 1948 yılında Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan ve o dönemde Sarıyer Ortaokulu’nda yetişmen öğretmen olarak çalışan Huriye Korkut ile tanıştı. Ağustos 1949’da Necatigil’in ailesinin yaşadığı Beşiktaş, Valideçeşmesi, Dibekçi Kamil Sokağı (şimdi Enis Akaygen Sokağı), 22 numaralı evde, aile arasında kıyılan bir nikahla evlenerek gene Valideçeşmesi, Setüstü Sokak, 22 numaralı kiralık eve taşındılar.

1951 yılında ilk kızları Selma dünyaya geldi. 1955 yılında, Beşiktaş Camgöz Sokağı’ndaki 22 numaralı ahşap evi satın alarak oraya taşındılar. 1957 yılında küçük kızları Ayşe doğdu. 1964 yılında gene Beşiktaş’ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı’nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı.

İlginizi çekebilir:  Ahmet Mithat Efendi

Necatigil, 1960 yılında Çapa Eğitim Enstitüsü’ne belirleme edildi ve 1972 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Emeklilik dönemini, evinde yoğun bir biçimde çalışarak geçirdi.
1979 yılının Kasım ayında akciğerlerindeki rahatsızlık sebebiyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yatırıldı. Kısa bir tedavi döneminin ardından, 13 Aralık 1979 tarihinde aramızdan ayrıldı. İstanbul’da Zincirlikuyu mezarlığında yatıyor.

Ölümünden sonrasında ailesi tarafından konulmuş olan Necatigil Şiir Ödülü, 1980’den beri verilmektedir.
1960 yılında yayımlanan Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü’nde, şiir serüvenini şöyle özetlemiş: “İlk şiiri lisede öğrenciyken, Varlık dergisinde çıkmıştı (Ekim 1935). Şiirde kırk yılını, doğumundan ölümüne, orta halli bir vatandaşın, fert olarak başından geçecek durumları hatırlatmaya; ev-aile-yakın çevre üçgeninde, gerçek ve hayal yaşantılarını iletmeye, duyurmaya harcadı. Arada biçim yenileştirmelerinden ötürü yadırgandığı da oldu, fakat çoğu zaman, eleştirmenler, onun için, tutarlı ve özel bir dünyası olan bir şair dediler.”

Necatigil’in “Eski Sokak” şiirine mevzu olan Camgöz Sokağı’nın adı artık “Behçet Necatigil Sokağı”. Ölümünün ardından, 1987 yılında yakın arkadaşlarının çabaları ve basının da desteğiyle, yaklaşık on yıl yaşadığı sokağın adı Belediye tarafından “Behçet Necatigil Sokağı” olarak değiştirildi.
Şehr-i İstanbul Derneği de sanatçıların evlerini belgelemek amacıyla yaptığı çalışma kapsamında, 19 Mart 2005 günü düzenlenen bir törenle Behçet Necatigil’in 1964 yılından 1979 yılında ölümüne dek yaşadığı Deniz Apartmanı’nın girişine bir plaket koydu.

Listeme Ekle()

No account yet? Register