En yeni en iyi kitaplar burada!
Kitapları Beğendiniz mi?

Yeni kitaplardan haberdar olmak ve ücretsiz pdf kitap kazanmak için e-posta listemize şimdi abone olun!

Invalid email address
Spam yok. Haftada 1 e-posta. En iyi kitaplar. Ücretsiz pdf kitaplar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. 

Bu Kitabı Türkçe Arama Motoru ararım ile arayın!

[ ][/ ]

3bb55d49c50522d68bfa0628d5760897

Yedinci Gün
İhsan Oktay Anar
İletişim Yayıncılık


Çizgilerin kürelere, vakitın sonsuzluğa, sonsuzlukların da
hayâllere dönüştüğü bir hikâyedir bu. Sıradan insanoğluın sıra
dışılığı, malum hikâyelerin düşlere dönüşümü, zaafların
asîlleşmesi, erdemlerin ardındaki günâhkârlık tüm içtendeğiyle
akacak zihinlere. İnsan olmanın en zayıf ve en yüce yanları, bir
hikâyenin dokunuşuyla bir kez daha bilinebilir olacak.

» Yedinci Gün Kitap Özeti ve Kısa Açıklaması

İhsan Oktay Anar, bu yeni düşüyle sizleri bir kez daha
şaşırtacak. Çizgilerde değil kürelerde gezinecek, malum
zamanların bilinmeyen anlamış olurına seyahat edeceksiniz. Alışık
olmadığınız bu dünyanın kapısından girdiğinizde âşinalık
hissedecek, sadeliğin ihtişâmına teslim olmanın rahatlığıyla
kendinizi akışta seyahat ederken bulacaksınız.

Kapaktaki Çizim: İhsan Oktay Anar

Kitabından bir bölüm: “Benzin tankları da
doldurulduğunda zaman gece yarısını çoktan geçmişti. Zeplinin
kumanda kabinine önce Selahattin çıktı ve alavereye tırmanıp
motör kabinine geçti. İhsan Sait ve İdris Dede ise ahşap
merdivenden kumanda kabinine çıktılar. Aman Baba, aşağıda
amelelerin başındaydı.

Yukarıdaki kumanda ve motör kabinlerinden yirmişer uçlu iniş
palamarları sarkıtıldı. Aşağıdaki Aman Baba’nın direktifiyle 60
kadar amele bu palamarlara asıldı. Aman Baba’nın, ‘Hazır ol!
Dikkat! Şimdi!’ demesiyle, bu iş için görevli ameleler, zeplini
kum torbalarına bağlayan halatları baltayla kopardılar. İşte
tam bu anda palamarlara var güçleriyle sımsıkı asılan adamların
ayakları yerden kesilir benzer biçimde oldu.

Aman Baba korkuyla, ‘Hepimiz palamarlara!’ diye bağırınca geri
kalan ameleler de telâşla koşuşturup halatlara asıldı ve tepesi
neredeyse hangarın tavanına değen zeplin hasar görmekten
böylece kurtuldu. Aman Baba, ‘Haydi arslanlarım! Göreyim sizi!’
diye haykırdıktan sonrasında, adamlar kendilerini paralayarak,
zeplini hangardan dışarı çekmeye başladılar. Göklere yükselmek
için çok isteyen bir ejderhaya benzeyen hidrojen dolu devâsâ hava
sefînesinin halatlarına asıldıkları için, bazen ayakları
yerden kesili kesiliveriyor, yerden yükseldikleri böylesi
durumlarda, sanki boşlukta koşuyorlarmış benzer biçimde bacaklarını
sallıyorlardı.

İlginizi çekebilir:  Mavi Yolculuk

Nihâyet dışarı çıktıklarında bu kez kendi terleriyle değil
şiddetli yağmurla ıslandılar. Üstelik zeplini oraya buraya
kımıldatan şiddetli rüzgâr amelelerin işlerini zorlaştırıyordu.
Aman Baba, ‘Palamarları sakın bırakmayın! Kur’ân-ı Kerim’e
nasıl yapıştıysanız halatlara da öyle yapışın! 40 adımımız
kaldı!’ diye bağırdığında amelelerin çoğunun tâkati tükenmişti.
Nihâyet zeplini hangardan yeterince uzağa götürebildiler. Fakat
derhal hepsi sıfırı tüketmişti.

Çok geçmeden zeplindekiler palamarları aşağı bıraktılar. Hava
sefînesinin kumanda kabininde, İdris Dede açtığı iskele ve
sancak pencerelerindeki mesnetlere makinalı tüfekleri rapt
ederken İhsan Sait, makina dâiresi telgrafının kolunu geriye
çekti ve muhabere borusundan motör kabinine, ‘Selo! İskele ve
sancak motörleri marş! Yarım yol ileri!’ diye bağırdı.

Selahattin manyetoları çevirip irtifâ motörlerini gürül gürül
çalıştırınca, zeplinin dört pervânesi birden, ‘Flap!….. Flap!..
Flap! Fırrrrrrrrrrrr!’ sedâsıyla dönmeye başladı. İhsan Sait
kordona asılıp kıç safra tankından su boşaltınca, zeplin bir
süre kuyruk havada yol aldı. Sadece dümeni kırıp hava
sefînesini, rüzgârın estiği yere döndürdükten sonrasında, baş safra
tankının valfına bağlı kordona, eğilim saati 14 dereceyi
gösterene kadar asılır asılmaz, aşağıdaki her insanın üzerine
zeplinden ‘Foşşşşşş!’ diye su boşaldı. Zeplin artık olması
gerektiği benzer biçimde, pupasını rüzgâra vermiş, burun yukarı
seyrediyor, o karanlık gecede ve yağmur altında göklere yavaş
yavaş tırmanıyordu! Allâh nazardan saklasın, bu koskoca hava
sefînesi gerçekten muhteşemdi! Maşâ’allâh, Bârekallâh, lâ havle
ve lâ kuvvete illâ billâh! Fakat maateessüf, işte tam bu
esnâda, bir tâlihsizlik kapkara yağmur bulutlarını dağıttı ve
dolunayın ışığı zeplini bir süre gün benzer biçimde açığa çıkardı.”

Sayfa Sayısı: 240

Baskı Yılı: 2012

Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

ISBN: 9789750510861

[ ]Teşekkürler! [/ ]

Listeme Ekle()
İlginizi çekebilir:  Sefiller (Özet Kitap)

No account yet? Register

» Yedinci Gün Kitabını Beğendiyseniz
» Yedinci Gün Kitabı için Yorum, İnceleme veya Alıntı Paylaşmak ister misiniz?